TRAFİK PSİKOLOJİSİ
Trafik psikolojisinin amacı, kazaların insana bağlı nedenlerini araştırarak, riskleri inceleyerek ve öğrenme kuramlarını kullanarak kişileri daha iyi sürücü olmaları için eğitilmesini sağlamak, trafik toplumunu tehlikeli sürücülerden korumaktır.
Sürücülük nedir? : Sürücülük belli bir zeminde, bir araç yardımıyla (araba), bir varış noktasına hareket etmektir. Buradaki en temel aktivite aracın hız ve yönünü belirlediği bir yola girmek ve bu yolun yapısına uyarak, karşılaşılan engellere çarpmadan (diğer araçlar, yayalar vb.) ilerlemeyi başarmaktır.
Bu nedenlerle sürücülük, çevresel bilginin uygun zaman ve uzaklıkta sürücüye ulaşmasını ve daha sonraki trafik ortamını tahmin etmeyi sağlayan görme algısı ile olur. Kişi bir sonra yapacağı davranışı bu bilgilere göre ayarlar ve karar verir.
Algı: Dünyaya ilişkin bilgilerin alınmasını sağlayan sistemdir; beş duyu ile olur. Bunların en önemlisi görme algısıdır.
SÜRÜCÜ DAVRANIŞ MODELİ
A. YATKINLIKLAR
SÜRÜŞ UYGUNLUĞU: Sürücünün araç sürmek için fiziksel ve psikolojik yatkınlığı olarak tanımlanmaktadır. Bunlar bireyin kazada rol oynayan bazı becerilerden yoksun olmasıdır. Örn; görsel algı (görsel olarak dış dünyayı yani çevreyi algılama becerisi), seçici dikkat(çevredeki farklılıkları yakalayabilme becerisi), tepki zamanı(tepki vermedeki süre/ne kadar hızlı tepki verdiği). SÜRÜCÜ NİTELİKLERİ: Araç kullanmak için sonradan edinilen fiziksel ve psikoloji niteliklerdir. Örn, araç kullanmayı öğrenme, deneyim, öğrenilen kazanılan algılar, beklentiler ve belleğin rolü vb. SÜRÜCÜ KAPASİTESİ: Sürücünün o esnadaki araç kullanma becerisi, uygunluk ve kapasitesinden az olabilir. Örneğin; alkol, ilaç yorgunluk etkileri.
- HAREKET BELİRLEYİCİ (Tutumlar, Bilgi Asimilasyonu, Motor Beceriler)
DAVRANIŞI BELİRLEYİCİ OLAN TUTUMLAR: Rahatsız edici uyaranlara verilecek tepkileri, kişinin alternatif tepkiler arasında sıralaması. Kişinin kendi değer sistemine göre hareket etmesi. BİLGİ ASİMİLASYONU/BİLGİ ÖZÜMSEME: Nesnelerin koşulların gözlenmesi ve değerlendirilmesi. MOTOR BECERİLER: Vücut ve vücudun parçalarının zaman ve mekâna uyumlu bir biçimde hareket etmesi. Bedenin koordinasyonu.
C. DURUMSAL ETKENLER:
- RUTİN DURUMLAR: Hareketlerin karar ve seçim gerektirmeyecek şekilde otomatik olarak işlemesi. Öğrenme sonucunda hareketlerin otomatikleşmesi. Acemiliğin atılması.
- KARMAŞIK DURUMLAR: Alternatif tepkiler arasında seçim yapılmasını gerektiren durumlar. Genellikle acil durumlar.
SAPKIN SÜRÜCÜ DAVRANIŞLARI
Yolda yapılması uygun olmayan sürücü davranışları “sapkın sürücü” davranışı olarak isimlendirilir. Sapkın sürücü davranışı ikiye ayrılmıştır. Bunlar hatalar ve ihlallerdir. Hatalar bilginin yanlış işlenmesi sonucu ortaya çıkar. İhlaller ise motivasyon eksikliği sonucu ortaya çıkar.
İki tip hata vardır; 1. Dalgınlıklar ve Unutkanlıklar: Eylemin istemeden niyetten sapmasıdır.
Örneğin; sinyal vermek isterken, silecekleri çalıştırmak, trafik işaretlerini yanlış okuyup, yanlış yola girmek, kontağı çevirmeden gaza basıp arabayı hareket ettirmeye çalışmak, arabayı park ettiği yeri karıştırmak, hangi viteste olduğunu hatırlamayıp elle kontrole etmek, A yönüne gitmeyi planlarken B yönü sık kullandığı bir yol olduğu için kendini birden B yönüne giden bir yolda bulmak, uzun farları açık unutup başka bir sürücünün uyarmasıyla farkına varmak gibi…
2. Yanlışlıklar: İstenen amaca ulaşmak için planlanan eylemin yolunun yanlış olması.
Örneğin; geçmeye çalıştığı aracın hızının yanlış tahmin edilmesi, bir kavşakta yanlış yere girme, park edeceği boşluğu yanlış tahmin edip park ederken bitişikteki aracı sıyırma, ana yoldan sola dönüp, yaklaşan aracı görmeden tali yola girme gibi.
Hatalar genellikle bireyin zihinsel süreçleriyle (dikkat, algı gibi süreçler) açıklanırken, ihlaller; davranışların alışkanlıkları, normlar, kurallar gibi süreçlerle düzenlendiği sosyal ortamda tanımlanabilmektedir.
İhlaller potansiyel olarak tehlikeli bir ortamda, güvenliği sağlamak için gerekli kurallardan ve gerekli uygulamalardan bilinçli olarak sapma, bilinçli olarak kuralı çiğneme olarak tanımlanmaktadır. Örneğin; kırmızı ışıkta geçme, bilerek hız sınırının üstüne çıkma, öndeki sürücünün yavaş gitmesinden sabırsızlanarak sağından geçme gibi. Bu uygulamaların her zaman resmi olarak ifade edilmesi gerekmez. Örneğin; güvenli bir sürüş biçimi ya da kabul edilebilir davranış olarak kabul edilen gayri resmi bir yerel kurala (örneğin; iki şeritli kırsal bir yolda çok yavaş araba kullanmak gibi) uymayarak da ihlal yapılabilir.
Hatalar ve ihlaller arasındaki kavramsal sınırlar kesinlikle katı ve değişmez değildir. Her ikisi de aynı olay silsilesinde var olabilir. Kuralları ihlal etmeden hata yapmak mümkündür. Benzer olarak bir ihlalin mutlaka hata içermesi gerekmez.
TRAFİK ORTAMINDA GÜVENLİ DAVRANIŞLAR
Bir kaza olduğunda, aynı kazanın bir daha tekrarlanmaması için nedenlerinin araştırılması ve ortadan kaldırılması zorunludur. Ancak; en önemli görev, insan hayatına ve maddi kayıtlara yol açan kazaları üretebilecek riskleri; henüz bir kaza yaşamadan evvel kontrol ederek, kazaları önlemektir. Kazaların önemli bir bölümü önlenebilir nitelik taşır. Sürücünün trafik ortamında, kazaları engellemek için tehlikeleri öngörerek ve doğru davranışları sergileyerek araç kullanması “güvenli sürücünün” en önemli özelliğidir.
Sürüş yeteneğini etkileyen faktörler:
- Yaş: Yaş değiştiremeyeceğimiz özelliklerimizdendir. Ancak bunları göz önüne alıp davranışlarımız düzenleyebiliriz. Genç olduğumuz dönemlerde daha çok fiziksel yeteneğimiz ve daha az deneyimimiz vardır. Yaşlandıkça fiziksel yeteneklerimiz azalır. Ve sabrınız artar. Her yaş grubundaki kişiler bunları anlamalı ve göz önünde bulundurarak araç kullanmalıdır.
- İşitme: Çoğu sürücü araç kullanırken görüş yeteneklerinin en önemli duyu olduğunu düşünürler. Ancak bulgular işitmenin de göremediklerimizi fark etmemiz açısından önemli olduğunu belirtmektedir.
- Görüş: Araç sürüşü esnasında en yoğun görevi yapar, bu nedenle görüşümüzü engelleyen bir durum varsa, bunu kontağı açmadan düzeltemeyiz. (farlar, aynalar, camlar, güneşlikler gibi).
- Hastalık ve ilaç kullanımı: Ne zaman hasta olacağımızı veya ilaç kullanmamız gerektiğini kontrol edemeyiz, ancak araç kullanırken hastalığımızı göz önünde tutarak sürüşümüzü ayarlayabiliriz.
- Yorgunluk: Yorgunluk ve dalgınlık otobanlardaki sessiz katildir. Araç kullanmayacak kadar yorgun olduğunuz gösteren tipik durumlar aşağıdaki gibidir.
- Düşüncelerimiz karışır
- Dikkatimiz kolayca dağılır.
- Esnemeyi engellemeyiz.
- Gözlerimiz kapanır ve dalar gider.
- Geçtiğimiz son birkaç kilometreyi hatırlamayız.
- Şeritten saparız, yakın takip yaparız, trafik işaretlerini kaçırırız vb.
Uyuklamaya başladığımızda mümkün olduğunca çabuk dinlenmek için durmalıyız.
- Hız ihlali
- Alkollü araç kullanma
RİSK DAVRANIŞI
Risk belirsizliğe işaret eden bir sözcüktür. Doğrudan olumlu ya da olumsuz bir göndermeyi içermemektir. Risk alma davranışının olumlu veya olumsuz sonuçları olabilir. Risk alma davranışı; normal, uyumsuz, sapan, norm dışı, kuraldışı davranış ya da sapma olarak tanımlanıyor. Psikoloji literatüründe risk alma davranışını zihinsel süreçlere, sosyal öğrenmelere, kişisel eğilimlere veya tümüne dayandırarak açıklayan çeşitli kuramsal yaklaşımlar vardır. Zihinsel süreç yaklaşımları kişinin yarar/kar ve bedel/zarar hesabı yaparak davranış konusunda karar verdiğini söylemektedir.
“Karar alma” yaklaşımı:
1. Olası seçeneklerin belirlenmesi 2. Her seçenekte izlenecek yolların belirlenmesi 3. Sonuçların istenir liginin belirlenmesi 4. Eylem gerçekleştirildiğinde sonuçların gerçekleşme olasılığını değerlendirmesi 5. Mantıksal olarak savunulabilir kurallarla bu basamakları birleştirme
Kişi, davranışının olumlu sonuçlanma olasılığının yüksek olduğuna karar verdiğinde bu davranışı gerçekleştirmektedir. Hız kurallarını çiğneme ve alkollü araç kullanımı trafik ortamı için riskli sürücü davranışı kapsamında tanımlanmaktadır.
HIZ İHLALİ
Hız limitlerini aşmanın insanın davranışına nasıl yansıdığı ve hız kurallarına uymanın neden bu kadar önemli olduğunu pek çoğumuz atlamaktayız. Hız artışı sürücünün sürüş sırasında çevredeki bilgileri toplama sürecinde, ayırt etme ve tanımlama için gerekli süreyi yok etmektedir. Burada esas önemli nokta ise hiç bir sürücünün (deneyimli-deneyimsiz, kadın, erkek, genç-yaşlı vs...) bu etkiden kaçınamamasıdır. Bir kaç kilometre/saatlik hız artışı yanlış algılama ve tahmine sebebiyet vermesi sonucu kazaya neden olabilecek bir tehlike olarak pusuda beklemektedir. Şehir içi hız limiti olan 50 km/saatlik hızdaki bir çarpışmada dahi araçta oluşacak muhtemel darbe derinliği 0.75sn olacaktır. Bu sizce önemsiz bir hasar mıdır? Hele bu hızla çarptığınız bir bariyer değil de insan ise belki aracınızdaki hasar daha az olabilir. Ancak yaya üzerindeki hasar ile büyük ihtimalle onun yaşamına son vermiş olabilirsiniz. Eğer hızınızı normal hız limitlerine yani 50 km/saat hıza çektiğinizi düşündüğünüzde; tüm ölümlerin %30'unun, tüm yaralanmaların ise %100'ünün yani tamamının gerçekleştiği hıza çıkmış olursunuz. Buradan çok çarpıcı bir sonuç çıkmaktadır. Buna göre toplam ölümlerin %30'u ve toplam yaralanmaların ise hemen hemen tamamı şehir içi hız limitleri altında oluşmaktadır. Saydığımız hızlarda bile çok büyük ölüm ve yaralanma risklerini üzerimize alıyoruz.
HIZ KÖRLÜĞÜ:
Hız ne kadar artarsa, sürücünün bakış alanı o oranda daha uzağa odaklanır. Bunun sonucunda sürücü yol kenarında neler olduğunu, tehlike yaratabilecek gelişmeler olup olmadığını denetleyemez.
“Hız körlüğü, artan hız sonucunda sürücünün görüş açısının düşerek, çevresini tam olarak algılayamaması anlamına geliyor”.
Yani yüksek hızda sürücü tüm olayları çok geç fark etmektedir. Saatte 35 kilometre hızla giden bir otomobil sürücüsünün görüş açısı 104 derece iken, hız 130’a çıktığında görüş açısı 30’a kadar düşüyor. Görüş açısı hız arttıkça kademeli olarak düşüyor. Bu da yolculuğu güvensiz kılıyor.”
Ayrıca, 80 kilometre hızla giden bir otomobilde bulunanların, 30 kilometre hızla gidene oranla ölüm riski 20 kat daha fazladır.
Hız körlüğü çevre yolu üzerindeki yerleşim yerlerinden geçerken 'yaya trafiği' açısından büyük tehlike oluşturuyor. Bu nedenle transit yolların şehir geçişlerinde 50 kilometre hızın üzerine çıkılmaması gerekiyor.
Alkollü Araç Kullanma
Meydana gelen trafik kazaları incelendiğinde sürücülerin bir anlık dikkatsizlikleri sonucu kazaların meydana geldiği görülmektedir. Bu nedenle de alkollü araç kullanmanın kaza nedenlerinin başında gelmektedir.
Güvenli alkol limiti yoktur en doğrusu, hiç alkol almadan araç kullanmaktır.
Bilimsel araştırmalar alkolün hiç bir seviyesinin sürücülük için güvenli olmadığını göstermektedir. Bütün ülkeler yasal alkol limitini belirlerken konuyu tıbbi, psikolojik ve sosyal yönüyle değerlendirerek bir karara varmakta, belli bir riski kabul ederek bu limitleri belirlemektedirler. Alkolün etkileri açısından yaş, cinsiyet, sürücülük deneyimi gibi bazı faktörlere bağlı olarak bireyler arasında farklılıklar görülmekteyse de, bunlar güvenli sürücülüğü garantileyecek kadar büyük farklar olmadığı gibi, tartışmalı sonuçlar olarak değerlendirilmektedirler. Bununla birlikte genel olarak araştırmalar 0,2 promil düzeyinden itibaren alkol düzeyi arttıkça sürücülük üzerinde olumsuz etkilerinin de arttığı yönünde birleşmektedir. Ülkemizde yasal alkol limiti hususi otomobil sürücülerinde 0,5 promil, diğer araç sürücülerinde 0,2 promildir.
ALKOLÜN VÜCUTTAN ATILMASI
Pek çok kişi alkol aldıktan sonra kahve içerek, egzersiz yaparak ya da biraz kestirerek alkolün vücuttan atılmasını hızlandırabileceğini düşünür. Oysa bunların alkolün yakılması üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Bunun için karaciğerin çalışmasına ve zamana ihtiyaç vardır. Alkol alındıktan sonra muhakeme yeteneği, algılayış giderek bozulurken bunun sonucunda sürücülük becerileri azalmakta, buna karşılık yine bozulan muhakeme yeteneği ve azalan duygusal kontrol nedeniyle kendine güvende yersiz bir artış meydana gelmektedir. İşte bu çelişkili değişim sürücülük için daha da tehlikeli bir duruma yol açmaktadır. Bu nedenle alkol aldıktan sonra ne yapacağını düşünmek yerine içmeye başlamadan önce bazı kararlar almak daha yararlı olabilir. Bunlar eğer araç kullanılacaksa hiç içmemek, eğer içilecekse araç kullanacak bir kişi bulmak olabilir. Özellikle eğlenmek için çıkılan akşamlarda özel araç kullanmak yerine taksi ya da toplu taşım araçlarını tercih etmek uygun olacaktır. Hiç şüphe yok ki alkolün etkileri konusunda doğru bilgilenen ve bu tür kararları alkol almadan önce vermeye çalışan sürücüler bu konuda en doğru davranışı da yine kendileri seçebilirler.
SÜRÜŞ YETENEĞİNİ ETKİLEYEN ZİHİNSEL SÜREÇLER
- Öfke: Öfke, çoğunlukla istediğimiz herhangi bir şeyin gerçekleştirmesine bağlı olarak yaşanan hayal kırıklıkları, engelleme, bireysel değerimize yönelik herhangi bir saldırı gibi durumlarda ortaya çıkan bir duygudur. Bu duygunun kontrol edilmesinde en önemli kriter oto-kontroldür. Kendi duygularımızın farkında olmalıyız, öfkemizin kaynağını belirlemeye çalışmalıyız ve bu kaynak nedeni ortadan kaldırmak için, adeta bir problem çözer gibi sakin ve sistematik bir yol izlemeliyiz. Öfkenin; tepkisel olarak sergilenmesi kimseye fayda sağlamaz. Biz farklı ortamda problem çözmeye çalışan kişi olmalıyız.
- Stres: Sürüş güvenliğimize ve çevremizdekilere tehlike yaratan bir başka süreç de strestir. Modern hayatta çeşitli zorluklar stres yaratır ancak zeki sürücüler bir çarpışmanın veya trafik kuralını ihlalin sadece streslerini daha da fazla arttıracağını farkındadırlar.
GÜVENLİ SÜRÜCÜLÜK ve ÖFKE KONTROLÜ
- Öfkeli Sürücülük;
Nezaket Eksiliği
- Sol şeritten yavaş sürme
- Yaya geçitlerinde yol vermeme
- Diğer araçlara yol vermeme
- Dar yoldan gelen araçlarla inatlaşma
Kuralları İhlal Etmek
- Aşırı hız
- Sık şerit değiştirme
- Hatalı çıkış
- Sinyal vermede şerit değiştirme
- Durak harici durma
Öfkeli Araç kullanma
- Diğer bir sürücünün yaptığı davranış karşısında duyulan kızgınlığın ifade edilmesi
- Kızgın biçimde kornaya basma
- Flaşörleri kullanma
- El ve yüz hareketleri
- Bağırma
- Düşmanca bakışlar
- Yakın takip
- Yol kesme
- Yarışma
- Destekleyici Sürücülük;
- Sorumlu Sürücülüktür
- Usta Sürücülüktür
- Güvenli Sürücülüktür.
Herkes bazen öfkeli sürücü olabilir. Öfkeli sürücü olmanın tehlikeleri;
- Kazaya neden olabilir.
- Stres yaratır.
- Fiziksel zarara neden olur (araca ve kendine)
- Maddi yük getirir
- İşten atılma ve kanuni sorumlulukla karşı karşıya kalma olarak özetlenebilir.
GÜVENLİ SÜRÜŞ DAVRANIŞLARI
A) Kontrol ve Sorumlulukla ilgili bazı önemli noktalar:
Araç içerisinde davranışlarınızı kontrol eden tek kişi sizsiniz. Kendi yargılarınızı vermek durumundasınız ve aracınızı diğer sürücülerin rasgele davranışlarının kontrollerini bırakmamalısınız. Araç sürerken kontrol edemeyeceğiniz durumların olduğunu unutmayın (ışık, hava, yol, trafik ve diğer sürücüler). Siz sadece kendi hareketleriniz ve bu durumlarla nasıl başa çıkabileceğiniz kontrol edebilirisiniz. Her verdiğiniz kararın bir sonucu vardır. Güvenli bir sürüş için bunları düşünerek hareket etmelisiniz. Kötü sürüş trafikte aksamalara ve kazalara neden olmaktadır. Bu kazalar ölümle sonuçlanabilir.
B) Güvenli Sürücü Alışkanlıkları:
- Arabayı sürmeye başlamadan önce rotanızı kilometre kilometre düşünün ve planlayın.
- Yol şartlarını inceleyin.
- Diğer sürücüler ne yaparsa yapsın kendi kontrolünüz kaybetmeyin.
- Takip mesafesi kurallarını kullanın.
- Herhangi bir kaza durumuyla ilgili olarak plan yapın. Tehlikeli durumları tanımaya çalışın, doğru davranışı doğru zamanda göstermeye çalışın.
- Her zaman emniyet kemeriniz takın.
- Kazaların en sık olduğu noktalar; yerleşim yeri giriş ve çıkışları, eş düzey kavşaklar, anayol tali yol birleşimleri, rampalar, akaryakıt istasyonları giriş ve çıkışları, virajlardır. Buraların birer tehlike faktörü olduğunu bilerek bu tehlikeleri öngörerek aracınızı kullanın.
SÜRÜCÜLÜKTE PROFESYONELLiĞi SAĞLAYAN iLKELER VE ÖZELLiKLER
- Sağlığına önem veren
- İş emniyetine ve çevre temizliğine önem veren
- Trafik kurallarına uyan
- Yayalara saygılı
- Trafik levhalarını önemseyen
- Eğitimli
- Asabi olmayan
- İşine bağlı
- Argo kelimeler kullanmayan
- Yola çıktığında evini ve çocuklarını unutmayan
- İnsanları seven
- Dürüst
- Kılık kıyafeti düzgün
- Hız kurallarına dikkat eden
- Saygılı
- Şirket kurallarına uyan
- Araç bakımına riayet eden
- Alkollü araç kullanmayan
- Emniyet kemeri kullanan
- Başkalarının hakkını istismar etmeyen
- İşini, ne kadar tehlikeli olduğunun bilincinde olarak yapan
- Düzenli sağlık taramasından geçen
- Trafik rahat ve emniyetli davranan
- Maddi sorunları halletmeye çalışan
- Ailesine düşkün
- Uykulu ve yorgun araç kullanmayan
- Reflekslerine önem veren
- Dinlenme zamanlarını yararlı şekilde kullanan
- Hız sınırları ve trafik levhalarının önemini bilen
- Anlayışlı olan kişiler profesyonelliğin kurallarına uymaktadırlar.
PROFESYONELLiĞiN DOĞURDUĞU SONUÇLAR VE KAZANÇLAR
- Ülke imajı
- Şirket imajı
- Çevre sağlığı
- Kazasız trafik ortamı
- Can ve mal güvenliği
- Verimlilik
- Hedefleri gerçekleştirme imkânı
- Kalite
- Müşteri memnuniyeti
- İşveren memnuniyeti
- Kendinin ve ailenin memnuniyeti
- Ülke ekonomisine katkı